“Terörsüz Türkiye” süreci, MHP ve AK Parti tabanlarının yaklaşımı, DEM Parti seçmeninin eğilimleri ve siyasi partilerin güncel oy oranları araştırmanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Bayrakçı’nın paylaştığı verilere göre kamuoyunun özellikle MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına yönelik yaklaşımı ikiye bölünmüş durumda. İlginç biçimde, Bahçeli’nin sürece dair söylemlerine en yüksek destek DEM Parti seçmeninden gelirken, onu MHP ve AK Parti tabanı takip etti. Bayrakçı, bu tablonun seçmen davranışlarının yeniden şekillendiğini açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri DEM Parti seçmeninin yönelimi oldu. Ankete katılan ve kendisini DEM Parti seçmeni olarak tanımlayan vatandaşların yalnızca yüzde 18,8’i bir sonraki seçimde iktidara oy verebileceğini ifade ederken, yüzde 49,4’ü muhalefet adayını destekleyeceğini belirtti.
Bayrakçı, “Bu sürecin MHP veya AK Parti tarafından başlatılmış olması DEM Parti seçmenini otomatik olarak iktidara yaklaştırmıyor. Beklenenin aksine, ciddi bir mesafe korunuyor” ifadelerini kullandı.
Anket kapsamında Selahattin Demirtaş’ın durumu da kamuoyuna soruldu. Katılımcıların yüzde 45,3’ü Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğini düşünürken, Abdullah Öcalan için bu oran yalnızca yüzde 9,1’de kaldı. Yüzde 77,9 oranındaki seçmen ise Öcalan’ın kesinlikle serbest bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Bayrakçı, bu farkın toplumsal algı açısından kritik olduğunu vurgulayarak, “Demirtaş’ın siyasi konumu ile Öcalan’ın konumu kamuoyu nezdinde aynı değil. Demirtaş daha çok ‘Türkiye partisi’ çizgisinde görülüyor” değerlendirmesini yaptı.
Anketlerin en çarpıcı sonucunu ise MHP’nin oy oranları oluşturdu. Bayrakçı, MHP’yi bu ay yüzde 4,4 olarak ölçtüklerini ve bunun son 25 yılın en düşük oranı olduğunu duyurdu. Düşüşün temel nedeninin ise MHP tabanının “Terörsüz Türkiye” sürecine yeterince ikna olmaması olduğu ifade edildi.
AK Parti seçmeninde ise daha temkinli bir duruş olduğu, yaklaşık yüzde 10’luk bir kesimin mevcut süreçten rahatsızlık duyduğu belirtildi. CHP tabanının ise özellikle Öcalan’ın yeniden gündeme gelmesinden ciddi rahatsızlık duyduğu aktarıldı.
Programda Ekrem İmamoğlu ve ekibine yönelik gündeme gelen “casusluk” iddiası da kamuoyuna soruldu. Katılımcıların yüzde 53,8’i bu iddiaya inanmadığını belirtirken, yalnızca yüzde 24,7’si suçlama doğru olabilir yanıtını verdi. Bayrakçı, “AK Parti seçmeninin bile önemli bir kısmı bu iddialara ikna olmuş değil. Açılan çok sayıda dava, inandırıcılığı azaltıyor” dedi.
Hakan Bayrakçı, CHP’nin oy oranını yüzde 35–36 bandında ölçtüklerini açıklarken, Zafer Partisi’nin yüzde 4, Yeniden Refah Partisi’nin ise yüzde 2 ile 2,5 aralığında seyrettiğini belirtti.
Seçmen davranışında en önemli kriterin aday olduğu da dikkat çekti. Ankete katılanların yüzde 53,7’si “adayın kişisel özellikleri”ni en belirleyici unsur olarak görürken, partinin öneminin yüzde 14 seviyesine kadar düştüğü vurgulandı.
Özgür Özel’in mitinglerde benzer mesajları tekrar etmesi ise “iletişim stratejisi” olarak değerlendirildi. Bayrakçı, “Her miting aynı kitleye ulaşmıyor. Mesajı yaymak için tekrar şart” dedi.