İnegöl’de Sarraflar Çarşısı’nda faaliyet gösteren bir kuyumcu esnafı, altın fiyatlarında son günlerde yaşanan hızlı yükselişi değerlendirdi. Yapılan açıklamada, fiyat artışının temel nedeninin ekonomik verilerden çok küresel ölçekteki siyasi ve ekonomik belirsizlikler olduğu vurgulandı. Ülkeler arasındaki gerilimlerin yatırımcıları güvenli liman arayışına yönelttiği ifade edildi.
Merkez Bankalarının Altın Talebi Arzı Daraltıyor
Dünya genelinde merkez bankalarının yoğun şekilde altın alımı yaptığına dikkat çekilerek, bu durumun piyasadaki arzı ciddi şekilde daralttığı belirtildi. Üretilen altın miktarının sınırlı olduğu, bankalarda satılabilir altının da yeterli seviyede bulunmadığı aktarıldı. Bu tablonun fiyatların hızlı şekilde yükselmesine neden olduğu kaydedildi.
Beklenen Seviyeler Daha Erken Görüldü
Altın fiyatlarında beklentilerin öne çekildiği ifade edilerek, normalde 6 ayda ulaşılması öngörülen rakamların çok daha kısa sürede görüldüğü belirtildi. Şu anda 7.980 seviyelerinin konuşulduğu aktarılırken, fiyatların ne kadar daha yükseleceği ya da ne zaman geri çekileceğinin net olarak öngörülemediği dile getirildi. Ancak altının mutlaka bir noktada düzeltme yapacağına dikkat çekildi.
Tek Ürüne Yönelmek Riskli
Altının güvenilir bir yatırım aracı olmayı sürdürdüğü belirtilirken, vatandaşlara tek bir ürüne yönelmemeleri tavsiyesinde bulunuldu. Yatırımcıların bütçelerine göre çeyrek altın, ata lira, külçe, has altın ile 5, 10, 50 ve 100 gramlık altınları tercih edebileceği ifade edildi.
Gümüşe İlgi Artıyor
Son dönemde gümüşe olan ilginin de belirgin şekilde arttığı kaydedildi. Özellikle çiftçiler arasında gümüş yatırımının yaygınlaştığı belirtilirken, gümüş fiyatlarındaki yükselişin dikkat çekici olduğu vurgulandı. Yatırımcılara altın ve gümüşten oluşan dengeli bir sepet yapılması önerildi.
“Altın Düşerken Alınır”
Yatırımcı davranışlarına da değinilerek, genelde yükseleni alıp düşeni satma hatasının yapıldığına dikkat çekildi. Oysa doğru yatırım yaklaşımının, yükseleni satıp düşeni almak olduğu ifade edildi. Altının düşüş dönemlerinin alım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.